mikroplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mikroplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Ağız Yaraları



Ağız mukozasının iltihaplanmasına genel olarak stomatit, dilin iltihaplanmasına ise glossit adı verilir. Ağız içinde bulunan mikroplar ve mantarlar bir denge halindedirler. Bu dengeyi bozan ve enfeksiyon etkeni olan bakteriler, virüsler ve mantarlar ağızda ülser meydana getirebilirler.




 Ayrıca bazı kan hastalıklarında ve tedavi için kullanılan ilaçlara bağlı olarak da ağızda yaralar görülür. Ağızdaki dişler ve takma dişler de mukozayı tahriş edebilir Ağız içinde en çok görülen yaraların bir çeşidi, ağrılı olduğu için konuşmayı güçleştiren aftöz stomatit ve herpes (uçuk) denilen, bazen tek veya 2-3 tane bulunabilen 3-5 mm. çapında oval veya yuvarlak, kenarları belirgin kabarcıklardır. Bunların etkeni virüs olduğu için tam bir tedavisi yoktur. Antibiotik ve antimikotik (Tetrasik-lin, Misteklin), ayrıca kortizon, B vitamini kompleksi ve C vitamini verilebilir.





Mantarların neden olduğu ağız yaralarına halk dilinde pamukçuk, tıp dilinde moni-liasis veya müge denir. Bu durum, çocuklarda daha çok görülür. Tedavisinde, antimikotik denilen ilaçlar (Nystatin) veya jansiyan moru (violet de gentiane), metilen mavisi (blue de methylen) gibi eriyikler uygulanabilir.Dilde yaralara frengide, tüberkülozda, difteri ve lösemide rastlanır. 



Ağız yaraları yanı sıra dilin iltihaplanması ve ağrıması demir eksikliğinden ileri gelen kansızlıklarda, şeker hastalığında görülür. Dilde beyaz ve çatlaklı bir kalınlaşma kanser öncesi bir hastalık sayılan lökoplaziyi akla getirebilir. Ayrıca diltn ön kenarlarında sert bir yüzey üzerinde acılan yaralar dil kanserinin başlangıcı olabileceğinden vakit geçirmeden bir doktora başvurmak gerekmektedir.

Ağız Yaraları Sebepleri

Ağız yaraları son derece rahatsız edicidir. Hemen her yaşta görülebilen ağız yaraları, ağız içinde bulunan mikropların ve mantarların dengesinin bozulmasından oluşur ve ülserleşebilir. Ağızdaki dişler ve takma dişler de ağız mukozasını tahriş ederek sorunlara sebep olurlar. Bunların dışında bazı kan hastalıkları ve kullanılan ilaçlar da yine ağızda yaraların oluşumuna sebeptir.
Ağız içinde en çok görülen, aftöz somatit ve genel tabir ile bildiğimiz uçuklar (herpes), ağız içine kenarları belirgin yuvarlak ya da oval biçimli ve bir kaç tane olabilen yaralardır. Virüs sebepli olduğundan ağız yaralarının kesin bir tedavisi yoktur. B ve C vitaminleri ile Antibiotik ve Antimikotik (Tetrasiklin, Misteklin) ve kortizon verilebilir.

Genelde bebeklerde görülen ve pamukçuk olarak tabir edilen tıp uzmanlarınca da moni-liasis ya da müge denilen ağız hastalıklarıdır. Pamukçuk ise gebelik döneminde anneden bebeğe geçen mantarlar sonucu yenidoğan ve çocuklarda görülür.
 Tedavi olarak; antimikotik adı verilen (Nystatin) ya da jansiyon moru (violet de gentiane), metilen mavisi (blue de methylen) ilaçları uygulanır.
Dilde gelişen yaralar ise tüberküloz, lösemi, difteri ve frengi hastalıklarında karşılaşılan yaralardır. Dildeki iltihaplanmalar ve ağrı da genellikle demir eksikliği sonucu kansızlık ve şeker hastalıklarında oluşur. dil üzerindeki beyaz ve çatlaklı oluşumlar ise kanser öncesi hastalık olarak kabul edilen lökoplaziyi işaret ediyordur. Dilin ön kısımlarında kenarlarda sert yüzeyde açılan yaralar ise dil kanserinin başlangıcı sayılabilir bu nedenle kesinlikle ihmal etmeden doktora danışmakta fayda vardır.