SUNWOMENS Blogumuzda Sürekli güncelleme çalismalari devam etmektedir.Sitemizi Arkadaşlarınıza,Dostlarınıza ve Tanıdıklarınıza Tavsiye Ediniz!!! Görüs ve önerilerinizi bizimle paylasabilirsiniz ! Paylasimlarinizi yorum bölümüne yazabilir veya'gzmm_2016@hotmail.com'ile iletisime geçebilirsiniz


30 Mayıs 2018 Çarşamba

PEYNİRLİ ÇÖREK





Peynirli Çörek Tarifi İçin Malzemeler

  • 125 gr. oda sıcaklığında tereyağı
  • 2 yumurta (Birinin sarısını üzerine sürmek için)
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 100 gr.beyaz peynir
  • Biraz tuz
  • Biraz toz şeker
  • 1 çay kaşığı çörek otu
  • Üzeri için susam
  • Alabildiği kadar un

Peynirli Çörek Tarifi Yapılışı

Yumurta, yağlar, süt, tuz ve şeker biraz karıştırılır. Un ve kabartma tozu elenerek bu karışıma eklenir. Yumuşak bir hamur elde edilir. Ufalanmış peynir ve 1 çay kaşığı çörek otu da bu karışıma ilave edilir. Tekrar hep birlikte yoğurulur. Bu esnada biraz un katılabilir. İsteğe göre şekil verilip tepsiye dizilir. Yumurtanın sarısının içerisine biraz sıvı yağ katılır. Yapılan çöreklerin üzerine sürülür. Susam dökülür. 200 derece fırında pişirilir.

LAHMACUN TARİFİ



Lahmacun Tarifi (Ev Yapımı) İçin Malzemeler

Hamuru için
  •  330 gr beyaz ekmek unu (2 su bardağından biraz fazla)
  • 1 çay kaşığı instant maya (veya aktif kuru maya )
  • 1.5 çay kaşığı tuz
  • 200 ml ılık su
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
İç malzemeler
  • 350  gr yağlı kıyma
  • 1 adet büyük kuru soğan
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1/2 (yarım) demet maydanoz
  • 2 adet domates
  • 1 adet dolmalık biber
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı kimyon
(baharat ölçülerini damak zevkinize göre azaltıp-çoğaltabilirsiniz)

Lahmacun Tarifi (Ev Yapımı) Yapılışı

  1. Unu bir kabın içine eliyoruz. Maya ve tuzu ekleyip harmanlıyoruz. Ilık suyun içine zeytinyağını koyuyoruz. Unun ortasını havuz şeklinde açıp suyu içine döküyoruz.Hepsini harmanlıyoruz. Tezgahı ve elimizi unlayıp elastik ve yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz (10-15 dk) Kabımızın içini yağlayıp hamurumuzu kaba aktarıp üstünü kapatıp iki katı olana kadar dinlendiriyoruz (30-45 dk)
  2. Hamuru unlanmış tezgaha alıp eşit parçalara bölüyoruz. (Benim yaptığım hamurdan yaklaşık 75 gr lık 6 parça çıktı)
  3. Her parçayı merdane ile çok ince bir şekilde açıyoruz ( Yırtılmayacak şekilde, ne kadar ince açarsanız o kadar iyi sonuç alıyorsunuz. Çünkü pişerken hafif kabarıyorlar)
  4. Açtığımız hamurun içine, harcı elimizle eşit şekilde bastırarak yayıyoruz. (Kıymayı yayarken hamurda hafif boş alanlar kalabilir, kıymayı çok sıkıştırmayın)
  5. Fırının ızgara bölümünü açıyoruz maksimum sıcaklıkta.
  6. Teflon tavamızı ısıtıyoruz (ben krep tavası kullandım en büyük boyu)
  7. Lahmacunu içine koyup altı hafif kızarana kadar pişiriyoruz. Sonra ızgara bölümüne koyuyoruz.(Kapak hafif açık kalacak)
  8. Kenarları hafif kızarınca hemen çıkartıp ikiye katlayıp üstüne havlu örtüyoruz.
Not: Lahmacunları ızgarada pişirirken devamlı kontrol ediniz ki yanmasınlar. Biraz zahmetli fakat inanın kendi bildiğiniz kıyma ve kendi hamurunuzla yapmak bu zahmete değiyor.(Afiyet Olsun)

Lahmacun tarifi püf noktaları

  • Hamurlarınızı yırtılmayacak incelikte açmanız lahmacunlarınızın daha lezzetli olmasını sağlayacaktır.
  • Lahmacunlarınız pişerken sık sık kontrol ederek yanmasını önlemelisiniz.
  • Eğer kişi sayısı çok ise malzemeleri 2 katına çıkartabilirsiniz.

Evde fındık lahmacun yapımı

  • Daha çok büyük halini görmeye çalıştığımız lahmacun bu halini de çok seveceksiniz. Yapması kolay yemesi eğlenceli fındık lahmacunları evlerinizde kendinizde yapabilirsiniz. Çok seveceğiniz ev yapımı fındık lahmacunları deneyebilirsiniz.

Ev yapımı lahmacun kaç kalori?

  •  1 adet ev yapımı lahmacun yaklaşık olarak 327 kaloriye denk gelmektedir.
Alıntıdır:nefisyemekler

En İyi Ağrı Kesici Bulundu!



İngiltere’de yapılan araştırmaya göre; ‘pozitif düşünerek’ vücutta hissedilen ağrıları azaltmak mümkün.
Acının neden olduğu negatif düşüncelerle savaşan kişiler yüzde 60 daha az ağrı hissediyor.
Yapılan araştırmaya katılan 21–38 yaş arası 34 kadın ve erkeği iki gruba ayıran uzmanlar, gruplardan birine 5 dakika boyunca Bilişsel Davranış Terapisi (CBT) uygulayarak acının neden olduğu negatif düşüncelerle savaşmayı öğretti.
Daha sonra tüm deneklerin kollarına yanma hissi yaratan termal bantlar yapıştıran araştırmacılar, tüm deneklerden hissettikleri acıyı derecelendirmelerini istedi.
Deney sonucunda “pozitif düşünmeyi” öğrenen deneklerin, bu eğitimi almayanlara kıyasla yüzde 60 oranında daha az acı hissettiği tespit edildi.
Deneyden önce CBT uygulanan deneklerin ciltlerinde termal bantların yapıştırıldığı yerde oluşan hassasiyetin de daha yüzeysel olduğu gözlemlendi. Araştırma Pain isimli akademik dergide yayınlandı.
Yiyeceklerden yararlanarak da ağrılarınızdan kurtulmanız mümkün… İşte o besinler:
ÜZÜM: Siyah üzümde bulunan antosiyonin ve kuersetin ile hem siyah hem beyaz üzümde bulunan “resveratrol” adlı maddelerin ağrı kesici etkileri üzerine yoğun bilimsel çalışmalar mevcut.
ZENCEFİL: Ağrı kesici ve iltihap kurutucu özellikleri olan zencefil hakkında 2010 yılında yapılan bir çalışma, egzersize bağlı kas ağrılarını azalttığını iddia ediyor. Günde 2-3 tatlı kaşığı öneriliyor.
SOYA FASULYESİ: Etkisi “izoflavon” içeriğine bağlı. Günde 40 gram soya proteininin diz kireçlenmesi olanlarda ağrı ve hareket kısıtlılığını azalttığı bildiriliyor. Özellikle erkeklerde çok etkili.
ZERDEÇAL (Hint safranı): Zerdeçala rengini veren “Curcumin” adlı pigment, ağrı kesici ve iltihap kurutucu özelliklere sahip.
KİRAZ VE VİŞNE: Antosiyanin ve biyoflavonoid içeriğiyle ağrı kesici, iltihap kurutucu ve kireçlenme karşıtı etkileri gündemde. Gut tedavisindeki etkinliği çalışılıyor. Mevsiminde günde bir avuç yeterli.
KAHVE: Ağrı eşiğini yükselttiği bildiriliyor. Egzersizden önce bir fincan öneriliyor. Ancak kahvenin yararları kadar zararları da tartışılan bir madde olduğunu unutmayın.
BALIK: Başta somon olmak üzere yağlı balıkların Omega-3 içerikleriyle ağrıları azalttıkları belirtiliyor. Haftada 2-3 kez yemek yeterli.
KOYU YEŞİL YAPRAKLI SEBZELER: Yüksek antioksidan içeriği ve bazik yapılarıyla etkililer. Yüksek K vitamini içeriği kemikleri güçlü tutuyor.
CEVİZ: Ceviz bol miktarda Omega-3 içeriyor. Çiğ tüketildiğinde ağrı ve iltihabı azaltabiliyor.
ACAİ ÇİLEĞİ: Antioksidan ve Omega-3’den zengin. Kireçlenme ve ağrı üzerine etkileri çalışılıyor.
KETEN TOHUMU: Omega-3 içeriyor. Ağrı kesici ve iltihap kurutucu etkiye sahip.
KEREVİZ: 3 n-butilftalin içeriyor. Artrit, gut ve fibromiyalji ağrısı üzerine etkileri çalışılıyor.


Ebegümecinin faydaları nelerdir?


Ebegümeci bitkisi kolaylıkla yol kenarlarında, tarlalarda, göl, su kenarlarında ve ormanlarda yetişebilen bir bitkidir.
Kendi kendine yetişen ve mor renkte çiçekler açan bir bitki olan Ebegümecinin yaprakları sebze olarak, çiçekleri de ilaç olarak kullanılır.
EBEGÜMECİNİN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMEZ
Protein ve C vitaminince zengindir. İçeriğindeki malvin ve malvidin dolayısı ile diş etleri için plak önleyici ve ağızdaki bakterilere karşı mükemmel bir prooksidan özelliğe sahiptir. Ağız gargaraları, faranjit ve kronikleşmiş bademcik iltihaplanmasına iyi gelir. Bileşiminde % 10 – 15 müshil yapıcı maddeler olduğundan yumuşaklık verir.
Taze yapraklarından hazırlanan lapası çıban ve yaraların ağrısını dindirmede kullanılır.
Akciğerlerde balgam toplanmasında, öksürük ve bronşitte, ses kısıklıklarında, anfizemde faydalıdır.
Ayak şişkinlerinde, kırık ve çıkıklardan ileri gelen şişkinliklerde banyoları çok yararlıdır.
Göz kuruluğu çekenlerde çayı ile pansuman iyi gelir.
Burun kanamasını durdurur. Burun tıkanıklığını giderir.
Mide ve bağırsakların muntazam çalışmasını sağlar. Kabızlığı giderir. Mide bulantısı ve kusmaları önler.
Ateşi düşürüp, vücuda rahatlık verir.
Alerji, ciltte alerjiler sonucu görülen kaşıntılarda bitkinin çayı çok büyük fayda sağlar.
EBEGÜMECİ NASIL KULLANILIR?
Tazesi sebze olarak tüketilir. Kuru yaprakları ve çiçekleri de suda kaynatılmak suretiyle Ebegümeci çayı olarak ya da lapa haline getirilerek haricen kullanılır. Lapa haline getirilip çıbanların, yaraların ya da egzama olan bölgenin üzerine konursa yararı görülür. Kaynatılıp demlendikten sonra ellere ve ayaklara banyo yaptırılırsa yorgunluğu giderir. Gözlere pansuman yapılırsa gözleri dinlendirir. İnce ciltlere de faydalıdır.

25 Mayıs 2018 Cuma

BEBEĞİN ERKEN KONUŞMASI İÇİN YAPILMASI GEREKENLER



Konuşma becerisi kazanmak erken bebeklik eğitiminde çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü erken dönemlerde sağlıklı bir şekilde iletişim becerisi edinen çocukların özgüvenleri ile birlikte kendilerini daha iyi ifade etme becerileri de gelişmektedir. Erken konuşmaya başlayan bebeklerin dış dünyayı daha hızlı öğrendikleri de düşünüldüğünde anne ve babaların bebeğin erken konuşma becerisini destekleyici çalışmalar yapması kaçınılmaz olmuştur.  Bu nedenle çocuk gelişiminin önemli basamaklarından biri olan bebeğin erken konuşması için yapılması gerekenler ile ilgili olarak hazırladığımız bu yazımızın siz değerli okurlarımız için faydalı olmasını dileriz.
Öncelikle dikkat edilmesi gereken konu, bebeklerde konuşma sürecinin nasıl geliştiği yönünde bilgi sahibi olmaktır. Bebeğinizin konuşma sürecinin nasıl olması gerektiğini bilerek konuşma ve iletişim sürecini gözlemlediğinizde doğru sonuçlara ulaşabilirsiniz. Ayrıca her bebeğin sosyal, zihinsel ve bedensel gelişim eğilimlerinin farklı hızlarda olabileceğini unutmadan bebeğinizin gelişim hızına uygun destekleyici çalışmalar yapmaya dikkat etmelisiniz. Bu konuyla ilgili olarak hazırladığımız bebeklerde konuşma süreci nasıl gelişir yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.
Konuşma becerisinin bebeklerde genel olarak 10.aydan itibaren başladığı bilinmektedir. Ancak anne karnından başlayan süreç itibariyle bebeğin dış dünyada olup biten her şeye, ebeveynin sesine, konuşmalara pasif bir şekilde de olsa katılım gösterdiği, 10 ay öncesi dönemde etkin olarak konuşmasa bile dış dünyayı anlamlandırma sürecinde olduğu kabul edilmektedir. Bebek agulama dönemindeyken bile dinleyerek tepki vermeye, cevap vermeye ve sosyal yönden iletişim kurmaya çalışır. Agulama dönemiyle birlikte gelişen bilişsel dönemde dil ve konuşma ile ilgili olarak bebeğiniz sizi taklit ederek sosyalleşecektir. Bu nedenle konuşma becerisi bebeğin doğumundan itibaren gelişimi sağlanmalı ve bütünsel yönden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Şimdi gelin hep birlikte bebeğin erken konuşması için yapılması gerekenler hakkında detaylı bir inceleme yapalım;
  • Bebeğinizin agulama dönemi de dâhil çıkardığı tüm seslere karşılık verin. Bebeğinizle basit cümleler kurarak sık sık konuşun. Ayrıca farklı tonlar ve vurgular ile konuşarak da bebeğin erken konuşması için önemli adımlar atmış olacaksınız.
  • Bebeğin erken konuşması için yapılması gerekenlerden bir diğeri ise göz iletişimi kurmak ve bebeğin, konuşan kişinin dil ve dudak hareketlerini görmesini sağlamaktır. Böylece sizi taklit etmesi kolaylaşacaktır.
  • Bebeğin erken konuşması için yapılması gerekenler arasında öğreneceği kelimeyi görmek, dokunmak da vardır. Bebeğin öğrenmesini istediğiniz kelimenin görselini, resmini hatta kendisini mutlaka gösterin. Örneğin; top kelimesini öğretirken topu elinde tutmasını sağlamak, topu göstermek, parkta ya da evde top ile oyun oynamak daha hızlı öğrenmesini sağlayacaktır.
  • İşaret dili ile iletişim kurmayı deneyen çocukların konuşmasını teşvik edin. İstediğini el işaretleri ile anlattığında onu anlasanız bile anlamamış gibi yaparak isteğini konuşarak anlatması için gereken desteği sağlayın.
  • Cümlelerini kelimelerini hatalı da olsa, uzun da sürse sabırla dinleyin. Hataları için gülmeyin, kızmayın, aşırı tepki vermeyin. Her defasında yarım bıraktığı cümlesinin tamamlandığını gören çocuk iletişim anlamında tembelleşecek ve konuşmak istemeyecektir.
  • Şarkılar, ninniler, tekerlemeler söylemek bebeğin erken konuşması için yapılması gerekenler arasında yer almaktadır. Bebeğinize şarkı, ninni söylerken onun hoşuna gidebilecek mimik ve hareketler eşliğinde yapmanız dikkatini size yoğunlaştırmayı kolaylaştıracaktır.
  • Bebeğin erken konuşması için yapılması gerekenlerden bir diğeri özellikle 3 yaşına kadar olan süreçte çocukları televizyondan uzak tutmaktır. Bunun yerine çocuğu ile resimli kitaplar okumak, gördükleri hakkında sohbet etmek, sorular sorması için ortam hazırlamak çocukların dil gelişimini hızlandırmak için ebeveynlerin yapması gereken etkinlikler arasında yer almaktadır.
  • Bebeğin erken konuşması için bilim adamları tarafından belirlenen 25 kelimeyi çocuğa öğretmenin önemli olduğu söylenmektedir. Uzmanların belirlediği 25 kelimeyi öncelikli olarak öğrenemeyen çocukların konuşmasının geri kaldığı, öğrenen çocukların ise konuşmasının ileri seviyede hızlandığı yapılan araştırmalar sonucunda görülmüştür. Uzmanların, bebeklerde dil gelişimini desteklemek için tavsiye ettiği, öncelikli olarak öğretilmesini istediği o kelimeler; anne, baba, bebek, süt, su, merhaba, top, evet, hayır, köpek, kedi, burun, göz, muz, bisküvi, araba, sıcak, teşekkür ederim, tuvalet, ayakkabı, şapka, kitap, hepsi bitti, daha, güle güle olarak belirlenmiştir.
  • Bebeğin erken konuşması için yapılması gerekenler arasında belki de en önemlisi oyun ve oyuncak seçimine özen göstermektir. Oyun çocuğun hem eğleneceği hem de uzun süreli öğrenmeyi sağlayacağı biricik etkinliğidir. Konuşma becerisini destekleyecek nitelikte oyuncaklar ve oyunlar seçmeye özellikle dikkat edilmelidir. Örneğin sayı saymaca, tekerleme&şarkı&bilmece söyleme, kukla oyuncakları konuşturmak, resimli kitaplar okumak ve anlattırmak, oyuncak telefon ya da mikrofon ile oynana çeşitli oyunlar bebeklerin erken konuşması için yapılması gereken etkinliklerden bazılarıdır.Çocuklarda oyuncak seçiminde nelere dikkat edilmesi gerektiği ile ilgili çocuğun yaşına uygun oyuncak seçimi yazımız da ilginizi çekebilir.
  • Bebeğin erken konuşması için yapılması gerekenler arasında yer alan bir diğer husus ise konuşmalarında yeni öğrendiği kelimeleri kullanan çocuklar olumlu konuşmalar ve övgüler ile ödüllendirilmesi vardır. Böylece çocuk öğrenmeye açık olur ve öğrendiği yeni kelimeleri kullanma cesareti gösterir.