diş ipi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diş ipi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2016 Cuma

Ağız kokusu için basit ama pratik önlemler



Ağız Kokusu Nedenleri ve Tedavisi: Bakteriler tarafından üretilen “volatile sülfür” isimli gaz ağız kokusu yapmaktadır. Ağızdaki enfeksiyon, diş eti hastalığı yada gıda artıkları, bakterilerle birlikte bu kokuların oluşmasına zemin hazırlar. Ağız kokusu sorunu kişinin kendisinden çok çevresini etkiler ve sosyal hayatı olumsuz olarak etkiler.



Ağız Kokusu Nedenleri ve Tedavisi

Bakteriler tarafından üretilen “volatile sülfür” isimli gaz ağız kokusu yapmaktadır. Ağızdaki enfeksiyon, diş eti hastalığı yada gıda artıkları, bakterilerle birlikte bu kokuların oluşmasına zemin hazırlar. Ağız kokusu sorunu kişinin kendisinden çok çevresini etkiler ve sosyal hayatı olumsuz olarak etkiler.
Ağız Kokusu Nedenleri
  • Ağızda kalan besinler çürüyerek ağız kokusu oluşturabilir
  • Diş eti problemleri ağız kokusu oluşmasına neden olabilir
  • Mide rahatsızlığı bulunan kişilerin ağzında koku oluşabilir
  • Diş yapısında bozukluk bulunanlarda koku olabilir
  • Dişlerinde çürük veya iltihap bulunan kişilerin ağızları kokabilir
  • Ağız ve diş bakımına yeteri kadar özen göstermeyen kişilerde
  • Ağız kuruluğu yaşan kişilerde
  • Sinüslerinde sorun bulunan kişilerde
  • Karaciğer ve akciğer problemleri yaşayanlarda
  • Şeker hastalarında
  • Şıkça kahve ve çay tüketenlerde
  • Baharatlı yiyecekleri aşırı tüketenlerde ağız kokusu meydana gelebilir.

Ağız kokularında yapılması gerekenler
– Tüm çürükler tedavi edilmeli.
– Diş eti hastalığı tedavi edilmeli. Cepler ve diş taşları önlenmelidir.
– Gömük ve yarı gömük 20 yaş dişleri çekilmelidir.







Ağız kokusunu önlemek için bunları uygulayın
– Her öğünden sonra dişlerinizi 3 dakika fırçalayınız ve günde bir kez diş ipi kullanınız.
– Diş fırçanızı kuru ve temiz bir yerde muhafaza ediniz ve kullandıktan sonra iyice yıkayınız.
– Dil çok girintili ve pütürlü yapısı sebebiyle bakterilerin rahatça yerleşip zor temizlenebileceği bir dokudur. Dişlerinizle birlikte dilin yüzeyinin ve özellikle arka kısmının fırçalanması kokuyu önlemek açısından önemlidir.
– Nane şekeri,ağız spreyleri yada gargaralar ağız kokusunu önlemez sadece kısa bir süre (5-7 dk) önler.
– Ağız kokusunu önlemek için su ve hidrojen peroksit’den hazırlayacağınız bir gargara olumlu etki yaratabilir.
– Gıda kaynaklı (sarımsak ,soğan,alkol vb) kokularda ise ertesi sabah aç karnına içilen bir bardak soğuk süt kokuyu belirgin miktarda azaltır.

13 Mayıs 2016 Cuma

Diş Çürüğü İhmale Gelmez


 diş çürümesi

Diş Çürümesi

Diş çürüğü dişte madde kaybına sebep olan, dişin yapısını bozan ve kendiliğinden düzelmeyen bir hastalıktır
Çürük dişte yarattığı madde kaybı ve renk değişimiyle fark edilebilir. Bazen de dişler arasında gizli kalabilir ve ancak diş hekiminin yardımcı tanı araçlarıyla teşhis edilebilirler.
Diş Hekimi Muzaffer Buyan “Diş çürükleri” hakkında bilgi verdi.

DİŞ ÇÜRÜĞÜ NEDEN OLUŞUR?

1. Bünyesel etkenler (dişin yapısı, tükürüğün yapısı, tükürüğün miktarı vb.)
2. Yoğun karbonhidratlı gıdalarla beslenme (şekerli,unlu gıdalar)
3. Bakteri plağı ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı.
4. Duyarlı bir diş yüzeyi
Bakteriler Plaklar İle Dişe Tutunuyor
Dişler iyi temizlenmez ise diş yüzeyinde gıda artıkları ve mikroorganizmalar birikir. Ağız içindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri de kullanarak bu artıkları saydam yapışkan bir madde haline getirir ve dişlerin üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak adı verilir. Plak bakterilerin dişe tutunmasını kolaylaştırır. Şekerli maddelerin içinde bulunan asitin yanında bakteriler de asit oluşturabilmektedir. Ağız pH’ındaki bu asit artışı diş minesinde demineralizasyona sebep olur. Diş minesinde oluşan minik delikler giderek genişler ve oyuk halini alır. Bu oyuklar çürük ilerlediğinde dişlerde yemek artıklarının dolabileceği büyüklüklere erişebilir. Müdahale gecikirse önce sıcak-soğuk hassasiyeti devamında ise dişte ağrı oluşabilir. Plak oluştuktan sonra çürük oluşumu için zemin hazırlanmış olur.

ŞEKERİ AZALTMAK TEK BAŞINA YETMEZ

Bakterilerin bir kısmı şekerden asit yaparak minenin inorganik örgüsünü bozarlar, bir kısmı da minenin organik kısmını parçalayan enzimler yaparlar. Bu süreci durdurmak için bakteri-şeker işbirliği önlenirse çürük oluşumu azalır. Şekerden yoksun bir diyet tek başına çürük oluşumunu yok etmek için yeterli değildir. Ancak çürük azaltıcı bir yöntem olarak kabul edilebilir.

BAKTERİLER İÇİN ÖNLEM

Çürük için etkin korunma diyete dikkat edildiği oranda bakterilere karşı önlem alınarak gerçekleştirilebilir. Ağızda mikroorganizmaların barınmasına izin vermeyerek amaca yönelik bir adım atılmış olur. Bunun için sabah kahvaltı sonrası, akşam yatmadan önce dişleri 3 dakika fırçalamak gerekir. Fakat bu yeterli olmayabilir.

DİŞ İPİNİN ÖNEMİ

Çapraşık dişlere sahip bireyler mutlaka diş ipi de kullanarak diş temizliği yapmalıdır. Öğünler arasında mümkün olduğunca gıda almamaya çalışılmalı, tersi durumlarda da dişler yeniden fırçalanmalıdır. Florurun çürük önleyici etkisinden faydalanmak amacıyla florur içeren diş macunları tercih edilmelidir. Diş sağlığımızın korunması için en az 6 ayda bir, sorunumuz olmadığını düşünsek bile bir diş hekimine muayene olmalıyız.

Ağız Kokusu Boşanma Sebebi

ağız kokusu


Ağız Kokusu Boşanma Sebebi

Bakteri plağı oluşumunun önüne geçmek için düzenli fırçalama ve diş ipi kullanılmalı
Diyarbakır Dicle Üniversitesi (DÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı ve Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remzi Niğiz, ağız kokusunun boşanma sebebi olduğunu belirterek, “Bu nedenle koku diş kaynaklıysa bakteri plağı oluşturan yapıların ya da bakteri plağı oluşumunun önüne geçmek için düzenli fırçalama ve diş ipi kullanmak şart” dedi.
Ağız ve diş sağlığının çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Remzi Niğiz, dişten ya da dişteki enfeksiyondan kaynaklı sorunların insan vücudundaki tüm organları da etkileyecek özellikte olduğunu söyledi. Prof. Dr. Niğiz, “Dişten ya da dişteki enfeksiyondan kaynaklı sorunlar genel sistemi de yani diğer organları da etkileyebilir özelliktedir. Apseli bir diş fokal enfeksiyon dediğimiz odak niteliğindedir ve bütün sisteme bu bölgeden mikrop gönderebilir, mikrop yayabilir. Bu yönden enfeksiyonlu ya da iltihaplı dişlerin muhakkak suretle tedavi ettirilmesi gerekir” dedi.
İlerlemiş bir çürük dişin sinir dokusu denilen kan ve sinir yapılarından oluşan dokuları etkileyerek ağrıyı tetikleyebileceğini belirten Prof. Dr. Remzi Niğiz, bunun oldukça ciddi, şiddetli ve dayanılmaz ağrıları ortaya çıkardığını kaydetti. Prof. Dr. Niğiz, bu tür sorunlarla karşılaşmamak için rutin olarak 6 ayda bir diş kontrolünün yapılması önerisinde bulundu.
Stresin diş ağrısını etkilediğini belirten Prof. Dr. Niğiz, bu durumun beraberinde farklı sorunlar getirdiğini söyledi. Niğiz, stresin diş ağrısından ziyade dişte birtakım parafanksiyonel denilen alışkanlıklara yol açabileceğini ifade ederek, “Stres diş gıcırtdartma ya da gece uykuda diş sıkılması olayına sebep olabilir. Bu da dişte ve dişi çevreleyen dokularda oldukça ciddi hasarlara ve eklem bölgesinde rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu olay gelişmişse dişteki bu hasarı engellemek için bir takım ağız içi apareyler kullanılabilir” şeklinde konuştu.

“HAMİLELER DAHA FAZLA AĞIZ VE DİŞ BAKIMINI ÖNEMSEMELİDİR”

Hamilelerin normalden daha fazla ağız ve diş bakımını önemsemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Remzi Niğiz, bu dönemde önemsenmeyen ağız ve diş sağlığının ciddi rahatsızlıklara yol açabileceğini söyledi. Niğiz, “Hamilelikte malum hormonal dengeler değiştiği için özellikle diş eti ve diş dokusunda ağız bakımı iyi değilse, hamile birey dişlerini düzenli fırçalamıyorsa, ağız bakımını düzenli yapmıyorsa, dişi çevreleyen ciddi rahatsızlıklara ya da diş eti dediğimiz ingiva dokusunda ciddi iltihaplara sebep olan olaylarla karşılaşabilir. Yine bu dönemde ağız bakımı iyi değilse diş çürükleri oldukça sık karşımıza çıkabilir. Bu sebeple özellikle hamilelikte normalden daha fazla ağız ve diş bakımını önemsememiz ve rutin kontrolleri yaptırmamız gerekir” diye konuştu.

“AĞIZ KOKUSU DİŞTEN KAYNAKLANIYORSA BUNU ÖNLEMENİN YOLU DÜZENLİ BAKIMDIR”

Evliliklerde verdiği rahatsızlıktan dolayı boşanmalara neden olan ağız kokusunun en önemli nedenlerinden birinin diş ve diş eti hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Remzi Niğiz, bu koku dişten kaynaklanıyorsa önlemenin yolunun ise düzenli bakım olduğunu söyledi. Niğiz, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Ağız kokusu çok farklı sebeplerden dolayı ortaya çıkabilir. En önemli sebeplerinden biri diş ve diş eti hastalıklarıdır. Diş ve diş eti hastalıklarının önüne geçmenin tek yolu da düzenli günde 3 defa fırçalama, diş ipi kullanma ve rutin kontrolleri yapmaktır. Ağız kokusu boşanma sebebidir. Bu nedenle koku diş kaynaklıysa tedbir almak gerekir. Diş etindeki birtakım bakteriler, ürünler, ağız kokusuna sebep olabilir. Bakteri plağı oluşturan yapıların ya da bakteri plağı oluşumunun önüne geçmek için düzenli fırçalama ve diş ipi kullanmak şart. Özellikle total diş kayıplarında hasta tüm dişlerini kaybettiği zaman protez kullanım döneminde bir takım stresler ya da sıkıntılar yaşayabilir. Diş ağrısından dolayı yaşanan stres ve sıkıntılar insanın yaşamını olumsuz etkileyebilir. Diş ağrısı ve buna bağlı diş kayıpları kişinin sosyal yaşamını, psikolojik yaşantısını olumsuz etkileyebilir”.